logo
SON DAKİKA:
Covid-19 Ve Girişimsel Radyoloji

Covid-19 Ve Girişimsel Radyoloji

2019 yeni koronavirüs hastalığı (COVID-19), ağır akut solunumsal sendrom koronavirüs (SARS-CoV-2) nedeniyle oluşan ve ilk kez Çin’in Wuhan eyaletinde bildirilen bir enfeksiyon hastalığıdır. Daha sonraki süreçte hastalık önce Çin’de daha sonra da tüm dünyada yayılmış olup Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından da pandemi olarak ilan edilmiştir. En önemli belirtileri ateş ve öksürük olmakla birlikte yorgunluk, baş ağrısı ve nefes darlığı gibi şikâyetlere de yol açabilir. Ancak tüm bu bulgular hastalığa özgü değildir. Bu nedenle bu şikayetlerle başvuran hastalara tanı konulması amacıyla görüntüleme yöntemleri, özellikle de bilgisayarlı tomografi kullanılmaktadır. Ancak kesin tanı ağız ve burun içerisinden alınan sürüntü örneğinden bakılan ve “real-time reverse transcription polymerase chain reaction” (RT-PCR) olarak adlandırılan test ile konulur. Hastalığın hızla ağır solunum yetmezliğine ilerleyebilmesi ve henüz kesin bir tedavinin bulunamamış olması nedeniyle hastalıktan korunma çok önemlidir.

COVID-19 hasta sayısı gün geçtikçe artmakta ve buna bağlı olarak rutin tıbbi uygulamalar tüm dünyada ertelenmektedir. Girişimsel radyoloji her ne kadar korona virüse karşı mücadelede anılan ilk branşlardan biri olmasa da sağlık sistemlerinin önemli bir parçası olmaya devam etmektedir. Bu nedenle, bu olağanüstü koşullar altında dahi uygun girişimsel radyoloji hizmetlerinin sağlanması gerekmektedir. Özellikle ameliyathane ortamı, uzun süre hastanede yatış ve genel anestezi gibi gereksinimleri olan büyük cerrahi işlemlerdense yalnızca işlem bölgesine anestezi uygulanarak yapılabilen, ameliyathane ve hastaneye yatış gerektirmeyen girişimsel radyolojik işlemlerin tercih edilmesi hem hasta hem de sağlık sistemi açısından daha uygun olacaktır.  Bu hizmetler arasında ilk sırada, hayatı tehdit eden kanamaları tedavi etmek için yapılan damar tıkama (embolizasyon) işlemleri ve inme tedavisi gibi kritik acil müdahaleler yer alır. Ayrıca vücudun herhangi bir bölgesinde oluşabilecek enfekte sıvı birikimleri olarak tanımlanan abselerin boşaltılması bunların tedavisi için olmazsa olmaz bir uygulama olduğundan listede yer alır. Ayrıca COVID-19’da nadir de olsa görülebilen ve akciğer zarları arasına sıvı birikimi olarak tanımlanan plevral effüzyonların boşaltılması da bu dönemde girişimsel radyoloji tarafından uygulanması gereken işlemlerden biridir. Yine diyalize giren hastalar için hayati öneme sahip olan damar yolu girişimleri ve bu hastalarda mevcut bulunan fistüllere yönelik işlemler de bu kategoride değerlendirilmelidir. Ek olarak onkoloji hastaları da bu dönemde başta tümör dokusunun ısı yardımıyla tedavisi ve küçültülmesini hedefleyen tümör yakma işlemleri (ablasyon) olmak üzere girişimsel radyolojik tedavilere ihtiyaç duyabilirler. Tüm bu işlemlerin gecikmeden ve uygun koşullar altında yapılabilmesi girişimsel radyologlar olarak üzerimize düşen önemli bir görev addedilmelidir. 

Girişimsel radyolojinin bu yeni durumda da hizmet verebilmesi bazı zorunlulukları beraberinde getirmektedir. Bunlardan ilki ve belki de en önemlisi hastane yönetimi ve diğer branş hekimleriyle güçlü bir koordinasyon ve iletişim içerisinde bulunmaktır. Bu tür olağanüstü durumlarda koşullar her an değişebileceği için iletişim büyük önem taşımaktadır. Bir diğer önemli nokta hekiminden temizlik personeline kadar tüm personelin hastalık ile ilgili bilgilendirilmesi ve bu konuda kafalarda soru işaretinin kalmamasıdır. Yine bununla ilişkili olarak kişisel korunma tedbirlerinin tüm personelce bilinmesi ve etkin şekilde uygulanması gerekmektedir. Zira hem sağlık personelinin hastalık kapması hem de daha sonra başka hastalara bulaştırması riski böylece en aza indirilmiş olacaktır. Alınması gereken bir diğer önlem ise COVID-19 pozitif hastalar ile negatif hastaların bir arada bulunmalarının engellenmesi ve bu suretle hastalığın yayılımının önüne geçilmesidir.

Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan kılavuzlar ve açıklanan önlemler COVID-19'un yayılımını en aza indirmek için çok önemlidir. Dolayısıyla bunlar sıkı şekilde uygulanmalıdır. Hastalığa ilişkin bilgi ve tecrübelerimiz arttıkça bu kılavuz ve öneriler de gelişmekte ve güncellenmektedir. Hastalıkla etkin mücadele için bu güncellemelerin takibi de olmazsa olmazdır. Bu hastalığın tüm sağlık sistemi için benzeri görülmemiş bir durum oluşturduğu unutulmamalıdır. Bu olağanüstü durumda dahi girişimsel radyoloji hastalarımızı güvende tutmak için önemli bir aktör olarak varlığını sürdürmektedir. Alınan önlemlerin ve güvenlik tedbirlerinin uygulanması yorucu olabilir, işlem süresini artırabilir ve işlemler esnasında kaçınılmaz olarak yeni teknik zorluklar yaratabilir. Öte yandan, COVID-19'un küresel sağlık sistemlerine bir tehdit oluşturması, tüm branşların bu tehlikeli salgınla mücadele etmek için olanca gücüyle mücadele etmesini gerektirmektedir.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI

OKUYUCU YORUMLARI

YORUM YAZ

Top